7/03/2010

saadettin yeşil vadide (bölüm 1: cmyk)



yine bir teslim zamanıydı. those were the days my friend. teslim kar tatili nedeni ile ertelenmişti. ona rağmen yetişmiyordu. hayat çok garip vol. n. evet ben o 2 günlük ertelemeye rağmen teslim sabahı 7.45'te bitirebilmiştim işlerimi.

üstelik erteleme sebebi, itü' nün kar nedeni ile tatil olmasıydı. teslim hep, herkesin finalleri bitip de tatile girdiği zamanda olur ve biz hep tatili daha az yaparız." itü kar nedeni ile tatil değildir" gibi efsanevi açıklamalara sahip okul ne olduysa, tatil içinde kar tatili yapmıştı.

lucy ile sabahlıyoruz. sağolsun o olmasa belki de hiç yetişmeyecekti. ve şu haberi de büyük şok içinde beraber izlemiştik. o dönemki proje yürütücü hocam ne yapsam benden tiksiniyordu. daha önce de bahsettiğim gibi bizim oralarda götü almamak diye bir tabir vardı. işte, ikimizin ilişkisini en iyi özetleyen iki kelime buydu. kadının beni adeta götü almıyordu. aksisin' den, seninle konuşurken projeyi ben sana beğendirmeye çalışıyormuş gibi hissediyorum'a kadar türlü çeşit laflar duydum kendisinden. neyse bu insan, teslimden önceki hafta bize paftaları cmyk formatında yapmamız gerektiğini söylemişti. işte bu noktada başıma geleceklerden habersizdim. cmyk formatı ne ola ki diyenler için kısaca tarif etmek gerekirse photoshop gibi programlarda renk modu diyeyim. cgan magenta yellow black. bense o güne kadar rgb (red green blue) ile çok mutluydum.

neymiş efendim, rgb' de hazırlananlar kağıda bastırıldığında ekranda göründüğü gibi çıkmıyormuş, sonra mavi yaptım ben ama mor çıktı gibi bahanelerle karşılaşıyormuş da bir sürü bıdı bıdı. neyse gece 2'ye doğru gelirken, niyet ettim eyledim paftalarımı yapmaya başlamaya. format cmyk seçildi - hazretleri öyle buyurdu sonuçta - . renklendirmeye başladım. grileri bir güzel yapmıştım sıra yeşil kullanmaya gelmişti ki; işte her şey o anda başladı. yeşili renk skalasından seçiyorum, boyuyorum. o da ne seçtiğim yeşil, paftada aynı yeşil olamıyor bir türlü. bir süre denedikten sonra lucy' e sordum bu yeşil sence seçtiğim yeşil mi benim? yok cık asla olmuyor.

1 saat geçti, hala seçsem de istediğim yeşili boyamıyor photoshop. sonra insanlara dadanmaya başladım. bu yeşil, benim seçtiğim yeşil mi diye. bir süre sonra insan kendinden şüphe etmeye başlıyor ama; yalnız da değilim yani yalnız olsam tamam diyeceğim. bir yandan sinir krizi geçiyorum, sonra o duruyor ve gülme krizi başlıyor. 1 saat daha geçti, artık o yeşilin o seçtiğim yeşil olmadğından emindim. ama insan hala acaba? diyor bir yandan.
ama sonunda sikerler diyip rgb formatına döndüm. ve evet artık seçtiğim yeşil, paftayı boyayınca da aynı yeşildi; hepsi cmyk' nın suçuydu. hepsi gıcık itici hocanın suçuydu.

bu süreçte sinirler iyice laçka olup da otomatik gülmeye aldığı için vücut kendini, aklımda saçma sapan şeyler uçuşuyor. dedim sen saadettin teksoy' un


adlı kasidesini biliyor musun dedim. izleyelim dedik ki; bu sefer de onu bulamıyorum. evet işte tam o anda bildiğim her şey aslında yanlış mıydı dilemmasına düştüm. ta ki google' a saadettin teksoy yazınca; bunu mu demek istediniz? "sadettin teksoy" diyene kadar. meğer ben türkçe'nin yer yer yazıldığı gibi okunmadığı bilgisini bazı bazı kaçırmışım. kırk yıllık sadettin teksoy'u, saadettin teksoy sanmışım. işin daha güzel yanı ise lucy' nin de saadettin sanıyor olmasıydı. kaç saat güldüğümü hatırlamıyorum. saadettin, cmyk' yı çoktan unutturmuş ağzımızdan burnumuzdan havyarları getirmişti.

3 confession:

lucy | 3 Temmuz 2010 17:20

son yazılar arasında neye yorum yapacağımı şaşırdım zira gülmekten öldüm bu defa ve ben aslında yoğum. hala da gülüyorum utanmadan.
saadettin... bi de işin en acı tarafı, o dönem sadettin diye bi adamdan proje alıyodum da o videoyu izlemesek paftalara çok net saadettin yazacaktım. bu da bu yazının şerefine itiraf edilmiştir.
bence çok net beavis ve butthead filan gibi ama daha garip ve daha komik bi ikiliyiz.

astroboy * | 4 Temmuz 2010 21:20

http://madmenunbuttoned.com/

alakasiz ama seversin bence.

nk | 5 Temmuz 2010 02:27

çok başarılı!