8/27/2009

aklı karışık çocukluğum


penguenin 7.yaş özel ekini görünce uzun zamandır yapmak istediğim şeyi yapma konusunda gaza geldim.
her yaz tatilinde olduğu gibi anaokulu işlerine bakıyorum da yeniden bir yandan da anneme duacıyım.
çünkü ben bir zamana kadar her şeyi saklayen bir insanken arada toptan temizlikler yapıp birsürü şey atan
bir insanım. o benden gizlememiş olsaydı şu an da bunlara sahip olmayabilirdim.
annem, o zaman da gönlümün tahtında oturmakta. kafasına niye duvağımsı bişey yapmışım acaba (:
annemler çalıştığı için, çocukken halam bizde kalırdı. sonrasında evlenince aldatılmış hissine falan kapılmıştım. bu da onun düğünü. bu resimde en çok sağ üst köşedeki ultra rahatsız bir şekilde düğünü izleyen teyzeye kopuyorum. perspektif yoksunu halaycılardan bahsetmiyorum bile. bu düğünden sonra bende bi gelin takıntısı oluşmuştu. deli gibi manyak gibi gelin çiziodum sürekli. 10' a yakın sayıda defter bitirmiştim. malesef sonra hepsini attım, hala diyorum anne niye engel olmadın bana.
burda da merdivenler üstünde ayakta duran evin hastasıyım. mesleğime gönderme niteliğinde gibi. önde ayakta takılan civcivler niye ayakta acaba. üstteki ördek de yasemine gelsin.
nasıl bir çocukluksa artık çocukken kurbanın kesilişini böyle izlerdim ben. bunlar da yansıması işte. anaokul öğretmenim benim için endişelenmiş midir acaba?! arkada masada da et bekliyolar.
çocukken plakaları ezbere biliodum. ne büyük meziyet (: mahallede tüm amcalar durdurup plaka soruolardı bana, sonra da olur bu çocuk diolardı. herkes ezberci eğitimden hoşlanıodu heralde. plakalar da arabalara böyle takılsın bence artık. diğer türlü çok sıradan. bi de plakalara dikkat ettim de hepsine mantıklı bi açıklama bulabilirim izmir, istanbul, konyada halam okuodu, 67 son diye yazmışımdır da neden 55, neden 66 muamma.
bunda da perspektif duygusuna bayılıodum çocukken ne olduğunu kestiremeden. tarih biraz da ileri bunda belli ki ilerlemişiz. öndeki kızın kafasında da buz hokeyi kaskı var. bilinç altı baya karışık bi çocukmuşum.

5 confession:

batu | 27 Ağustos 2009 15:39

Alkışlar Nazım Kahraman'a!!!!!!!!!!! Oğlum beni nerelere götürdün,bi gözlerim doldu bi gülmekten alamadım kendimi...çocukkk!!!bu senin kafası karışık çocukluğun,çok erken bi happy end gibi, böle sanatta 50. yıl kutlaması ya da bi çeşit 'celebration',böle bi prejübile bu blog için sanki =)) ya ben bundan sonra okuduğum her yazında bu tadı aramak zorunda kalıcam şimdi,beni buna sen zorluyosun ama;) yaa şu an bu yazıyı okurken yanında olup sana kocaman sarılmayı istedim =)) benim hala kafası pek net olmayan, hala sadece plakaları diil herşeyi çok net ve tüm detayları ile hatırlayan ve geçmişteki gelin takıntısını henüz öğrendiğim =)) cnm benimm,yazıların yakından izleniyor bilesin,bundan sonraki great expactations bilesin =))

p.s: doğru gelin,+ bilenzikle ödüllendirilecektir..hahahaha ;))

herofish | 27 Ağustos 2009 16:26

beğenisini bu kadar tatlı dile getiren birileri oldukça daha da iştahlanıyorum ki ben! (:
o bileziği hak edecek insan için de elimden geleni yapıcam, pua!

Hall | 31 Ağustos 2009 01:32

Çocukkenki izometrik perspektif anlayışının seni buralara getireceğini düşünmemiştim. =)

milenajesenska | 9 Kasım 2009 01:51

ya ben yazılarını kaçırıyormuş hissine kapıldım geçen gün bunu ne ara yazmış yok şunu niye daha önce okumamışım. bugün de dedim ki böylesi daha güzel. resimlerin ne güzel. böyle başı okşanası bi çocukmuşsun o izlenimi veriyor. benim favorim oda resmin oldu. 2.sindeki süper sandalye tasarımın ayrıca kendi eksikliklerini gözler önüne sermiş, kadın resmen ters dönmüş yaslanıcam diye. yapma böyle şeyler nazım

herofish | 13 Kasım 2009 19:59

sonradan takibe alanlar için, bakın bunlar da var temalı bir hatırlatma kutusuydu o =) o sandalye öyle çünkü düğün muhtemelen mars düğün salonunda yapılıyor. zira gelinle damat da tek gözlü.