5/04/2010

kendisiyle barışık şişman


özlem tekin demiş ki; "üstüm deniz seki, altım sibel can. yıllarca zayıf kalacağım diye boşuna kasmışım ne gereksizmiş falan" demiş. anam. talihsiz açıklama gördüm de bu kadar talihsizi pek sık olmuyor. şimdi bu açıklama bana yıllar önce "geçen albümde altları açmıştık bu albümde de üstleri açtık" diyen ebru yaşar'ı anımsattı. bu gereksiz demeci bir şekilde duymuş olmama mı yanayım yoksa bunca yıl hala aklımda olmasına mı yanayım derken tam olarak asıl yanmam gereken nokta aklıma geldi. özlem tekin gibi değerli bir sanatçının bir demecinin bana ebru yaşar'ı hatırlatması sanırım olayın en çılgın ve üzücü yanı. şimdi şöyle bir şey var ki, herkes zayıf olmak ister bu konuda önce bir anlaşalım. ama yemek yemek de dünyanın en güzel şeylerinden biri olduğu için burada dünyanın belki de en tatsız paradoksu oluşur. kimisi bu konuda şanslıdır. yer yer kilo almaz. misal ben lise de dahil olmak üzereki zaman diliminde çok yemese de zayıf olamayan, su içse yarayan insandım ama, karma sağolsun ondan sonraki süreçte diğer dilime dahil oldum ve yese de kilo almayan insana dönüştüm. bunun pek de formülü olduğunu söyleyemem de, bünye en önemlisi tabi. misal ev arkadaşım. elinden gelse 98 öğün yemek yer, gece yatmadan önce yemek yemeyi asla ihmal etmez ama gel gör ki zayıflığından mutsuz. ama benimkinin sırrı kesinlikle düzensiz uyku ve okulun sağlamış olduğu düzenli stres. ailedeki herkese de uykusuzluğu öneriyorum zayıflamak için.

şimdi herkes zayıf olmak ister tezime dönmek istiyorum. evet bu bir aksiyom gibi bir şey. ispatını yapamam, direkt kabul gerektiriyor. o yüzden işte efendim benim zayıf olmak gibi bir kaygım yok falan. bundan beyhude arkadaşım. adım gibi eminim en küçük beden t-shirt'i alsan mutlu olacağını. ipin ucu kaçtıktan sonra işte ne gereksizmiş zayıf kalmaya çalışmak falan gibi cümleler hep züğürt tesellisi. bir de kendisiyle barışık şişman kadın var ki, mesela ışın karaca, bence en ama en kötüsü.

ben kadın olsam, gerekirse ölüm orucuna girer gerekirse yalnızca sası sası şeyler yer verirdim o kiloları.
dip not: özlem tekin'i oldukça seviyorum. ebru yaşar tadında açıklamalar yapmasın istiyorum.

3 confession:

lucy | 4 Mayıs 2010 21:49

baya uzun bi süre kedinin göbeğinin altındakinin ne olduğunu anlamaya çalıştım. pati galiba. sen onca yazı yaz ben gidip fotoğrafa takılayım. bunu hep yapıyorum.
bi de kedinin bakışları, arkaplanda the knife-heartbeats çalarken hipnotize edici bir hal alıyor. garip. denesene.

isil | 8 Mayıs 2010 18:46

başlığı her seferinde "kedisiyle barışık şişman" olarak okuyorum. alttaki fotoğraf psikolojimi etkiliyor sanırım.

nk | 8 Mayıs 2010 23:14

fotoğrafın yazının önüne geçmesi :)