1/16/2010

hem hasta hem insomniyak


yarın sabah 10' da kalkıp proje yapacağım diye kendime söz verdiğim için çok hasta olduğum ve uykum olduğu halde uyuyamıyorum şu an. nedir şu projeden çektiğim yarab. aklımın içine olmayacak şeyler uğrayıp duruyor. ay şu da şöyledir bu da böyledir diye klişe timleri cirit atıyor. dedim en iyisi direnmeyeyim kalkıp yazayım. çünkü bana madalya takacaklarmış düzenli olarak blog yazınca öyle duydum ben. proje falan hep yalanmış.

-günlerdir çılgınlar gibi grip olan biri olarak diyorum ki grip olmanın en güzel anlarından biri, o burnunun artık gerçekten de akmaktan vazgeçtiğine emin olduğun andır. bence öyledir.

-akşam, saba tümer' in konuğu candan erçetin' di. candan erçetin çok yaşlanmış ya, hayıflandım biraz. neyse biraz izledik onu. izlerken ev arkadaşımın kurduğu cümleyi aynen aktarıyorum.

"kemal unakıtan nerde ya görünmez oldu?!"
aa, abaaaooov nerden çıktı şimdi kemal akşam akşam. biz de ne izliyoruz sen nerdesin güzel kardeşim. meğer altyazı geçiyormuş alttan. halbuki durduk yerde merak ettiğini düşünmek çok daha eğlenceliydi.

-şimdi çoraplarınızı düşünün. eğer ruhunuzda azıcık da olsa hasar varsa, çorap çiftlerinizden hangisinin sol hangisinin sağ ayak çorabınız olduğunu bilirsiniz. çünkü böyle o isyankar ayak başparmağınız kendini belli edecek şekilde çıkıntısını göstermiştir. adeta baş vermiştir. işte ola ki ben o iki çiftten, yanlış olanını yanlış ayağıma geçirmişsem katiyen mutlu olamam. acelem olsa dahi bu durumun giderilmesi gerekir.

-ayak parmaklarından, baş ayak parmaklarının sağ ve sol yanlarındaki ayak başparmakları ayak başparmaklarından uzun olan insanlar ilişkide daha baskın taraf olurlarmış. çocukluğumda öğrendiğim bu ziyan bilgi benimle birlikte yaşıyor muhtemelen de böyle sürecek. ama asıl sorun şu ki, ben o ayak işaret parmakları ayak baş parmaklarından büyük olan insanlardan biraz çekiniyorum. hele ki ikisinin arasındaki mesafe normalden açıksa. evet ben düşmanım ayak inceliyorum.

-google wave diye bir şey vardı. nooldu o? hani herkes davetiye kalmadı diye pek bir panik olduydu. onu da mı tükettik. yoksa yalnızca sınırlı sayıdaki davetiye mi bizi cezbetmişti.

4 confession:

batu | 16 Ocak 2010 12:42

-evet candan'ı biz de izledik,gerçekten yaşlanmış bi tuhaf oldum..
-çoraplarla ilgili gözlemin bence tüm insanoğlunda var =)) disturbiaaaa!!! =))

lucy | 16 Ocak 2010 13:27

madalyayı ben takmak istiyorum. uzun zamandır yazdığın en tespitsel ve en çekici yazı bu bence. ayaklarla alakası olmasına rağmen. zira bu konuda hassasım.

y | 16 Ocak 2010 22:36

proje baş belası! benim projem 2metreden az uzun boyu ile masamın üstünde örtü vazifesi görmekte. üstünde laptop, kitaplar falan. hep bakıp hatırlayıp artık elime almak ümidi içince yaşıyorum biraz.

o çorap takıntısı!kimde yok?
ben de duydum ki o başparmağının yanındaki parmağı uzun olan kızların kocası zengin olurmuş.kendimden ümitliyim

Adsız | 19 Ocak 2010 01:37

"kemal unakıtan nerde ya görünmez oldu?!" ben hala bu cumleye guluyorum ve olay akısındakı altyazıyı cıkarmak ıstıyorum(: