12/01/2010

uccuz sisi


adeta bela paratoneriyim. son derece can sıkıcı günün ardından metroya girmişken, önümüzden son derece anarşist ben buralara ait değilim sistemin çarkları o şit şeklinde yürüyen bir abla geçti. üstü başı ve tavırlarının çılgınlığı bir yana arkasından sürüklediği ceketini yerlere yerlere temas etmesi umurunda değildi. ben de aa pis karı yerlerde sürükledin ceketini dedim kendi kendime. bunu dememin ardından 2 dakika geçti geçmedi köşeyi döndük bir de ne görelim, ablam metro beklenen peronun orada bir güzel oturmuş yerlere. bunu görünce biz de ben ne diyorum sen hangi kafalardaymışsın meğerse modunda gülüştük. ama olacaklardan son derece habersizdik. ablanın ceketinin laneti peşimizi asla bırakmayacaktı.

neyse geçtik oturduk ve karşımıza iki tane sisi tadında, sisi'ye yukarıdaki cerrahi müdahalelerin uygulandığını düşünün -ama böyle adam kalmış olsalar 2 yarma adam olurlardı- tip oturdu. iş bu ya, bulacak yani. gerçekten zamanlamasıylan olsun seçtiği yer bakımından olsun müthişti. tabi ben görür görürmez kıkırdadım. - asla kaçırmam, aferin bana-. anam bu sisi çakması bir dellendi. yaoao kızıyorum bok böyle güldüklöründö- ama bir dödü ki o dudoklordon o kölümölör nasıl çıkıyor böyle. kelimelerin suratıma suratıma gelişini görüyorum karşıdan. birkaç tanesini alıp cebime atıyorum o derece. metro o anda buz kesti, arkadaşım kapaklanmış bense mal gibi kilitlenmiş vaziyette sisiye bakıyorum. bu sefer yanındaki devraldı hakimiyeti. yo nüyö kızıyoson, o onun görüzokololoğu, o onun özürlülüğü o onun özürlülüğü o onun özürlülüğü o onun özürlülüğü şeklinde belki de 12 defa tekrarladı. ondan sonra sisi uzunca bir süre atayım mı suyu kafasından atayım mı suyu kafasından şeklinde fake atıyor bana, bense yalnızca boş bakıyorum. ondan sonra dedim arkadaşa kalkalım burdan, götüm götüm kalktık gittik yanlarından. başka yere geçtik ama tutamıyorum kendimi. nasıl bir gülme geliyor.  meğer ben bunları yaşarken arkadaşım o atılan lafların hedefinin ben olduğunun bile farkında değilmiş. üstüne bir de sen inince bunlar beni yemesinler? demesin mi. dedim şimdi jilet tozunu serpecekler suratıma. ( burada çok önemli bilgi devreye gidiyor; efendim şimdi bu travestiler günlük hayatlarında da birtakım sapıklıklara fazlasıyla maruz kalmalarından dolayı yanlarında jilet tozu taşırmışlar. kızdırırsan suratına atarlarmış. sen suratını yıkamaya çalıştıkça elin yüzüne değdikçe o jilet tozları iyice cildine saplanırmış ) şimdi ben bu bilgiyle yetişmiş çok temiz bir çocuk olduğum için hiçbir şey yapmadım tabi.

sonra ilerledik, bir de kimi görelim. az önceki, laneti tutan anarşist abla. nasıl? sisi, onu tamamen unutturmuştu değil mi?

bu da böyle bir anektot a dostlar. mübalağa sanatına hiç başvurmadığımdan da emin olabilirsiniz.

2 confession:

Esra Aslantürk | 2 Aralık 2010 00:28

yaaa :D hahaha sisii, koptum, ağzına sağlık yine =)

nk | 5 Aralık 2010 01:50

:] hala atlatamıyorum.