12/18/2010

salak,yemin ederim gerizekalı


yarın ales'e gireceğim. saçmalık ötesi. ne bir konu baktım ne de bir soru çözdüm. bayram zamanı falan evde 2009'un çıkmış sorularını bastırtmıştım babama; hem daha çok vardı sınava. bir gün elbet çözerdim ki. sonra zaman geçti. asla çalışma isteği doğmadı içime. erteledim de erteledim. hem zaten neye çalışacaktım ki? şekil uzay yeteneği konusuna mı yoksa vektörel kuvvetler konusuna mı? sonrasında ise tam olarak bir nazım çözümü ile yaklaştım olaya: ben yüksek yapmayacağım. evet. kendime diyeceğim tek kelimelik net cevabım bu. evet. önceden bir şeylere çözüm falan üretmeye çalışıyordum lan ben. şimdi çözüm üretme kısmı kendini tamamen yapmıcam baane 'ye dönüştürdü. önceden uyanamadığım sabahlar içimde huzursuzluk oluştururdu, şimdi ise alarmı duyup uyansam da, gitmesem mi ki o_O evet bence gitmeyeyim hem gitsem de dinlemiyorum ki zaten şeklindeki telkin ve inanışlara dönüştü. para verip kaydolduğum 3dmax kursuna bile milyon devamsızlık yaptım, haftalardır spora gitmiyorum. önceden proje yapmak için oturur ama çalışamaz dizi falan izlerdim şimdi ise bariz bir şekilde oturup dizi izliyorum. nasıl olsa şimdi uğraşsam da proje yapamayacağım ki kafası yerleşti resmen bünyeme. hele de sabah biraz erken kalkar gider proje çalışırım inancıyla kendimi ikna edişim yok mu? allah inşallah tepemden bakar. sabah kalkmak için yatılan gecelerin, sabah uyanamayışlar olarak son bulmasını geçtim zaten bir şey yapmamış olmak duygusuyla tüm günü ekmek asla bir çözüm oluşturmayacak hayatımda bu bilinci neden oturtamıyorum bir türlü. bu neye sebep oldu? 4 yılda yapmadığım devamsızlığı 1 dönemde yaptım. bünyemde her türlü ortopedik problem olarak patlak veren lisans eğitimi, sadece sırtımı s*kmekle kalmadı; aynı zamanda beni hiçbir şey istemeyen ve hiçbir şeyden tatmin olmayan bir insana dönüştürdü. yoksa haftanın en güzel günü olan cuma akşamı bile hiçbir şey yapmak istemeyen insandan insan olur mu hiç? ne bir yere gitmek geliyor içimden, ne bir şey almak, ne bir şey okumak, ne bir şey çalışmak, ne ne ne.. sadece oturup mal gibi dizi izliyorum. yeni başladığım bir dizinin bir anda 5. sezonunda buluyorum kendimi mesela. başka hangi diziyi izlesem ki ya diye belki yapımcısının bile izlemediği dizilere falan başlıyorum. yemek bile yapmıyorum mesela. o kadar keyif aldığım bir şeyle bile alakam kalmadı. herhangi bir şeye girişmeden önce, o şeyi yapmak için gerekli süreçler canlanıyor kafamda ve kendimi aksi yönde ikna etmiş buluyorum en sonunda. soğanı doğra/ ellerim soğan kokacak, yağı kızdır/kapağını açarken elim yağ olacak ve sonrasında kağıt peçeteyle mi silsem yoksa bulaşık detarjanı ile mi yıkasam ikilemi, salça koy/ o salça kızgın yağla her yere sıçrar, üstüne gazete kağıdı koyarsın ama hava da alacak şekilde/ gazetenin mürekkebi buharla yemeğe dahil oluyormuş, sebzeleri ayıkla adam et/ kim uğraşacak kabak soymakla ya da fasülye ayıklamakla ama konservelerin tadı da götüm gibi af edersin. sonrasında gelsin dominos farm.

bir de düşün şimdi, hiçbir şey olmamış gibi yüksek lisansa başlıyorsun. hiçbir şey değişmeden, aynı oturaklarda aynı hocalarla çünkü neden çünkü itü'den asla vazgeçemezsin. ama istemiyorsun da hiç. o devasa değişim için yanıp tutuşuyorsun. nasıl bir değişim?hiç bilmeden belki de.. ama  bir yandan da ölümüne korkuyorsun her şeyin değişmesinden.
kendi içimdeki paradokslarım sonum olacak biliyorum. hem zaten el falımdan kısa bir ömür çıktı. neden bir şeyler için kasmaya gerek olsun ki?

4 confession:

mika | 18 Aralık 2010 20:53

hemen den den koyuyorum yazının altına.

milena jesenska | 19 Aralık 2010 00:38

duygulara tercüman güzin abim seçtim seni. okul insanı depresyona sokar. ama bir yandan da mezun olunca napcam lan ben depresyona girerim dersin. çünkü bu hallerin o kadar sıradanlaşmıştır.

lucy | 19 Aralık 2010 02:48

ilk kısmı geçer bence. en azından diziler bitiyor bir noktada (nasıl bi noktaysa o) ama el falına inanma. kim bakmış onu öyle be paçoz gibi :/
geri kalan yorumlarımı ise yüzüne yüzüne yapıciim.
nisan'a da bu yorumumun den den'i gelsin!

black | 19 Aralık 2010 06:29

altın klavye blog ödülleri mi ne varmış. ona aday ol mesela sonra klavyeyi bozdur bozdur harca bence. olur bu. gideri var. kompile altın bilgisayar daha iyi olurdu ama olsun. olur yani.