7/04/2011

palahniuk + fincher


"you do not talk about fight club" 

dövüş kulübü,beğenmeyenin olmadığı filmlerden. hatta o kadar çok
üstüne oynanmasına rağmen hala inanılmaz bir keyifle izlenebiliyorsa bir film gerçekten olmuş demekten başka bir şey kalmıyor. kitabını okumadan izlediğim filmin, sonunda kitabını da okudum. kitabın son kelimesini okur okumaz da filmi tekrar başlattım. kitaplardan uyarlama filmlerin başarısız olduğu artık neredeyse kabul gibi bir şey. bunun en iyi şekilde çürütüldüğü filmlerden biri de fight club.  öncelikle kitabı okuduktan sonra filmin kurgusuna çok daha fazlasıyla hasta oldum. bazı yanlarıyla kitabın anlatımını bile sollamış diyebilirim. burada da fincher isminin büyüklüğü su götürmez bir gerçek. filmi bilmeyen yoktur, o yüzden şu oldu bu oldu demenin anlamı yok. ama fincher' ın bu filmi gerçekten inanılmaz bir başarıyla yorumladığına dair düşüncem son nefesimi verirken bile devam edecek sanırım.


palahniuk' tan hastası olduğum bir kaç şeyi not düşmek istiyorum.

"böyle içi dışı bir yabancılar sinirlerimi altüst eder, ne demek istediğimi biliyorsanız." (sf.21)
"iki senedir her kucaklaşma vaktinde benim kollarımda ağlamış olan chloe artık bir ölü; toprağın altında ölü ölü yatıyor....tanrım, bugün bin bir düşünce içinde kendini oradan oraya sürüklerken, yarın soğuk gübreye solucanlar için açık büfeye dönüşebileceğinin kanıtı işte." (sf.35)
"mobilya satın alırsınız. kendinize derseniz ki bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe." (sf.44)
"dövüş kulübünde gördüğünüz şey, kadınlar tarafından yetiştirilmiş bir erkekler kuşağıdır." (sf.51)
"tyler'ın dediği gibi: mesele şişkin görünmekse, sufle de şişkin görünür." (sf.52)
"kıçına tüy taktın diye, tavuk olmazsın." (sf.71)
"...sahip olamadığım bütün güzellikleri yıkıp yok etmek istiyordum.....yemeye paramın yetmediği bütün balıkları öldürmek, asla göremeyeceğim fransız kumsallarını kirletmek istiyordum....o çocuğu yumruklarken asıl yapmak istediğim, sikişmeyerek türünü tükenmeye mahkum eden her pandanın ve pes edip kendini karaya atan her balinanın, her yunusun alnının ortasına kurşun sıkmaktı." (sf.129)

4 confession:

Esra Aslanturk | 4 Temmuz 2011 02:21

çok iyi yazmışsın.

bu arada "ölüm pornosu"nu okudum, tavsiye ediyorum.

nk | 4 Temmuz 2011 02:31

:)
blogda yazdığım zaman okumuştum ben zaten onu, hastası olmuştum hatta.

http://nyaziyor.blogspot.com/2011/05/olum-pornosu.html

Esra Aslanturk | 4 Temmuz 2011 02:33

uyh kaçırmışım :)
ya o kül olma anı harika değil mi?! birbirlerine yapıştıkları an, hayal gücüm level atladı o anda :)

nk | 4 Temmuz 2011 02:41

kesinlikle öyle. artık hayranlık boyutunu geçtim, zekasını ve hayal gücünü kıskanıyorum.