10/25/2010

hello sallama cay


.üşengeç sabahlama gecelerimin vazgeçilmez dostu merhaba.

.beni her ne kadar gersen de, gece gece kendi kendime çay demleyecek kadar delirmediğim için [henüz] sana mahkum gibiyim.

.sabahlarken, ev arkadaşım yattığı anda ne kadar ne kadar demoralize olduğumdan bahsetmiş miydim. mesene listesindeki sayının azalışından bile daha büyük darbeler vuruyor belime belime.

.neyse konumuz bu değil, konumuz sallama çay. sallama çay 12 cm boyunda, dolgun basenli bir poşetti. suyun içine salladığımda gözlerime inanamadım. sütyen giymemişti. ama konumuz bu da değil. öhöm.

.konumuz sallama çayla olan gergin ilişkimiz.diyelim ben poşet çayı kaynar suyun içine salladım ve bununla birlikte ipi koptu. işte o an benim aklım çıkıyor. sudan çıkmış balığa dönüyorum. hayat denilen şey bir ipin ucunda değil mi eski dostum sallama çay. işte o anda, sallama çay bağımsızlığını ilan ediyor ya hani, gerekli demi alsan da ipinden çay kaşığına dolayıp parmağınla hafif bastırmak suretiyle içinde kalan son çay damlacıklarını alamıyorsun ondan.gitgide acılaşmasına tanık oluyorsun bir kupa çayın. işte o an, insanın minicik bir poşet karşısındaki çaresizliğinin çok güzel bir özeti.

.öte yandan ne zaman ki sallama çay içsem, yılan hikayesindeki yavan sallama çay muhabbeti gelir aklıma. köylü kızının sallama çayı balık tutmaya benzetmesi. bu espri üzerinde ısrarla durulması. o neyin kafasıydı arkadaş?

. böyle deyince de yılan hikayesini izlemişim gibi anlaşıldı. o dizi yayınlandığı sırada 5 veya 6. sınıf mıydım neydim, bizim sınıf yılan hikayesi sevenler ve delik yürek sevenler olarak ikiye ayrılmıştı. ve herkes birini seçmen gerekirmiş gibi davranıyordu. ben de deli yürek grubuna katiyen dahil olamayacağım için yılan hikayesini seçmiştim. - keşke hayat hala bu basitlikte olsa değil mi?- sonra madem o tarafı seçtim. birkaç bölüm izlemeliyim en azından fikir sahibi olayım şeklinde izlemiştim. ama yok olacak gibi değildi sevmiyordum.

fakat o zaman asıl sebep sınıfımızdaki nilsen adındaki kızdı. nilsen, normalde gayet iyi bir insanken konu yılan hikayesine geldi mi akan sular dururdu onun için. ve kendi tarafına geçmiş bir erkek bulunca ilk kez, bu hususta pis bir baskı kurmuştu üzerimde. zaten o zaman küçücüksün ve sınıfında nilsen diye bir kız var. durum başlı başına yeterince tuhaf. ve bir diziyi sevmem, onunla memolinin harika saçları üzerine uzun sohbetler etmemi istiyor.

nerededir acaba şimdi. yo yo yo facebook'tan arayacak kadar merak etmiyorum.




bak sen sallama çaya. nasıl da çağrıştırıverdi.

2 confession:

cann | 26 Ekim 2010 09:05

nilsen'in müzeyyen versiyonu vardı bizde, çok daha fenaydı. her teneffüs o efsane müziği çalan bi tipti, bil bakalım ne ile? :)
neyse konumuz bu değil, sallama çay.

nk | 26 Ekim 2010 18:16

sheldon' ın en sevdiği enstrümanla olsa gerek :)