12/24/2011

kumkuat


bugün günü birlik, datça' ya gezmeye gittim. daha önceki seferlerde eski datça' ya gitmemiştim, büyük hataymış. orayı böyle katlayıp cebime atayım istedim o kadar güzel.
sonra da bahçesi fidanlık olan bir adamın evine girdik ve o mükemmel ötesi canlıyla tanışmam tam da o ana tekabül etti. dedim bu ne? dedi kumkuat. dedim bir daha söyle. mükemmel ferahlatıcılıkta olduğu iddia edilen meyve sularının reklamlarından bir sahne gibiydi.
işte o anda ağzıma bir kumkuat attım. böyle bir meyvenin varlığından haberdar olmayan tek insan evladı ben miymişim bilmiyorum ama bugüne kadar çok şey kaçırmışım. yediğim andan itibaren çizgi filmlerdeki gibi rengarenk kalpler havada uçuştu. erik büyüklüğünde minyatür portakalımsı, mandalinamsı bir meyve ve kabuklarıyla bütün bütün atıyorsun ağzına. diğer turunçların kabuğundaki alkolik acılık kesinlikle yok, bir de üstüne yedikten sonra bir süre nefesine güzel bir koku veriyor.

teşekkürler evren bize böyle bir meyve verdiğin için.

*günü birlik datça' ya gidilen bir hayata durup durup güldüğümü söylesem siz de hak verirsiniz bence.

1 confession:

lucy | 25 Aralık 2011 18:30

yalnız bence o adamı tanıyorum ben :) o derece.