e boğulmuş tabi kabe orada.
-geçenlerde babamın dayısı ailesi ile birlikte misafirliğe geldi. dayı önceden koministken, şu anda hacı. benim için bu durum olayı çok ilgi çekici hala getirdi tabi. bir de bizim ailedekilerle bir araya geldiğimizde benimle mesleğim üzerine sohbet etme eğiliminde oluyorlar. yalnız konunun açılış konuşması,
senin iç mimarlık mıydı dış mı? diye başlayınca benim bir omuzlarım çöküyor. ve bir yerden sonra muhabbet öyle bir tıkanıyor ki, o an orada azalarak bitmek istiyorum. şimdi bu dayı, yakın zamanda hacıya gidip geldiği için; mesleki konuşmanın içine kabe'ye yapılmış ve kabe'nin ruhani özelliğine turp sıktığını düşündükleri hoteller oldu.
benim için de ilginç bir deneyimdi. bir dış mimar olarak, kabe' nin masterplanı üzerine sohbet etmek.

-özellikle hafta sonları, kahvaltıda özenli bir şeyler hazırlayan insana puanım 10 kanka. böyle bir sevgi akışı daha olamaz içimden. evet benim kalbime giden yol midemden geçiyor. çok net. güzel ve özenli yemek yapan insanın çekiciliği çok başka. bonuslar adeta gözümün önünde uçuşuyor.
-yemekteyiz' den öğrendiğim bir şey varsa; o da türkiye'de her mahallede yemekten anlayan bir eş cinsel erkeğin yaşadığı gerçeğidir.
-şu an var ya çok pis inzivaya çekilmiş durumdayım. ilk haftayı da ekiyorum. itü'nün benden çaldığı yarı yıl tatillerinin acısını son yılda çıkarmaya karar verdim. gelsin filmler, gitsin diziler.
-
coen brothers,
wachowski brothers,
mario bros çok sevdiğim kardeşler.
-öte yandan mario bros' daki,
bros' un brothers' ın kısaltması olduğu gerçeğini öğrendiğim an yaşadığım aydınlanmayı mimari tasarımda düşünsel boyuta geçtiğimde bile yaşamadım.
-
coen brothers son dönemde en sevdiğim kardeşler olsa da,
a serious man' i sevemedim. tuz gibi bir şeyi eksikti filmin. bu adamların filmleri zaten karnabahar gibi. ya çok seversin ya da ağzına bile koymazsın. karnabaharı nasıl sıfır tuzla yemeyi hayal edemiyorsam, bu film de aynı şeyi hissettirdi.
coen brothers, filmlerini yarıda bırakır - bir sona bağlamaz - çok da güzel bırakır ama bu sefer o yarım bırakış bile bir eksikti. baştaki efsane ile filmin ilişkisini hele hiç çözemedim.
-uzuuun uzuun film açıklamaları, dizi yorumlamaları,kitap açıklayışları yapan bloglara çok saygı duysam da, o enerjiyi nereden bulduklarını çok merak ediyorum. zira çok sevdiğim bir film hakkında bir yazı yazarken bile afakanlar basarken beni,
papua yeni-gine' de çekilmiş,
makedon bir yönetmenin buhranlarını anlatan 1.5 saatinde bir ineğin otlamasını izlediğimiz 8 saatlik film hakkında bile sayfalarca kritik yazan tüm bloggerların gözlerinden öpüyorum.
-bir de benim ucuzluğuma bakın,
a serious man' i beğenmeyişimi ciddi ciddi tuzsuz karnabahar ile açıkladım. evet.
-karnabahara neden bu kadar takıldın dersen, akşam yemeğinde yoğurtlu mayonezli ilginçli bir salatasını yaptım. üstüne akşam yemeğine dedem de gelince, sofrada bir gerilim oluştu. zira benim yaptığım cins şeylere annem babam alışkınken, dedemin de bu olaya dahil olması ve kendisinin dangalaklığı ile meşhur olduğu gerçeği ile her an bir laf edebilir diye yürek erintisine sebep oldu. bu durumlarda babamın ara buluculuğu beni benden alıyor.
normalde ben de yemem bunların yaptığı bu tür şeyleri ama bu güzel olmuş. diye diye yedi sağ olsun. buruk bir sevincin cümle tanımı olsa gerek.
-gerçekten gerilmek istiyorsanız, dedenizle birlikte
laptop karşısına geçin. geçen gün
antichrist izlerken bu denli gerilmedim.
david lynch filmleri yanında
chick flick kaldı.
uzunca bir süre arkamda ses çıkarmadan oturduktan sonra,
burada insanlar birilerini buluyorlarmış nasıl oluyor o? o_O diye sordu. ağlayarak içeri kaçtım.
-o değil de antichrist çok sağlam film olmamış mı. adamın içinden gelmiş. bir film çekeyim, bir kadının buhranlarını, şunların ağzına ağzına sıçarak anlatayım demiş. kadın kocasının bacağını çivi ile delsin sonra da klitorisini kessin hacı, arada bir de vajinasından yavrusu sarkan bir ceylan görünsün. gerilsin pezevenkler demiş. ve çok ama çok iyi başarmış. kalktığımda bacaklarım tutmuyordu resmen.
-son olarak, paylaştığı görseli kaydettirmeyen tüm internet siteleri evlerine gidebilir mi? teşekkürler.